5/11/2006 - Çiçeğim..
 Kırık bir saz gömülü arka sokakta kulağıma fısıldadığın son sözün bastığı yerde.Belki hatırlarsın incir ağacının gölgesinde nazar etmiştin;hayallerime astığın salıncağın,sol yanından. Ne çok severdik suskun seslenişlerimizi;umudumuza kurduğumuz,sevdamıza.. Kör kuyular misali gözyaşlarımla yalpalıyorum sensizliğe.Özlemlerim bohçamda adresi kaybolmuş sokakta kaldırımlara düşen son karanlığın,ardına atılan giz sarhoşundayım. Gözlerime çekilen yolların kursağına atılan bir taş belki;belki diye çektiğim niyetim.. Belki;yamacına düşen ellerimi.. Belki;mavinin göğsüne muska olan adımı.. Belki;ah'larımın tükenen bakışlarını.. Belki de sevdamızı tüttürüyorsun hayalimin gölgesinde.. Fırtınalı denizin karaya vuran sakin limanına postaladım umut mektuplarımı.Pulu kaybolmuş adresi bulunamayan zarfsız mektuplar.Bir tutam yağmur kuruluğunda yazılan,bir bahar sabahında doğan ilk güneş ile beklenen mektuplar.. Yağmur yağıyor,gözlerimde buğulanan "Canımsın" deyişinde duyduğum huzuru arıyorum. Bir bilsen;yüreğimle bozuyorum gelişine tuttuğum orucu.Her güne,her aya ve her yıla oruçluyum Gelsende bayramı gönül sayfamıza beraber imzalasak.. Eski bir şarkı çalınıyor yanıbaşımda; "Hatırla sevgili o mesut geceyi..." Ve bir hikaye anlatılıyor; 69 yaşında bir dede varmış yemyeşil ağaçların,masmavi gökyüzünün olduğu muhabbet bağının kurulduğu şirin bir köy evinde.Dedenin 73 yaşında;bakışında gülüşü susuşunda cümleleri olan şeker hastası bir hanımı varmış.Dede hanımını o kadar çok severmişki elden ayaktan çekilip kendi ihtiyaçlarını yerine getiremeyecek duruma gelince onun hizmetini yapmaya başlamış. Bir zamanlar üstüne titreyen hanımına; "Gözümden sakınırdım seni şimdi hizmet sırası bende" deyip hizmet etmeye başlamış.Bir cuma günü hanımı şeker komasına girmiş.Büyük şehirde yaşayan oğluna haber vermiş; "Oğlum annen çok hasta gel" demiş. Oğlu apar topar köye gelip annesini ve babasını alıp hastaneye gitmiş.Annesini hastaneye yatırmışlar.Yanında refakatçı kalması gerekiyormuş.Oğlu; "Ben annemim yanında kalırım" demişsede babası; "Sen onun dilinden anlamazsın,ben kalacağım" demiş.İki gün eşiyle beraber hastanede yatmış. Doktorlar eve götürebilirsiniz deyince eve götürmüşler.Hanımı yemez içmez olmuş.Dede o kadar üzülmüşki o da yiyemez içemez olmuş.Eşinin en sevdiği şeyleri almış kendi eliyle yedirmeye çalışmışsada hanımına bir türlü yedirememiş.Dedenin gülen yüzü solmuş,söyleyecek kelimeleri tükenmiş.Gözümün önünde çiçeğim soluyor deyip yüreğinde ağlamaya başlamış. "Gideceksek beraber gidelim,beni yalnız bırakma" desede hanımına duyuramazmış..Bir sabah hanımı; "Bey benim sevdiğim ekmekten varmı" demiş.Dede de; "Kalmamış,hemen gider alır gelirim" demiş.Hanımı; "Senide yorucam ne olur ne olmaz hakkını helal et bey" demiş.Dede; "Canımın canı,çiçeğim hakkım sana her daim helaldir,hemen gelirim ben" deyip evden çıkmış. Ekmeği alıp gelmiş,birde bakmışki hanımı ardından son nefesini teslim etmiş.Dede hanımın soğuk bedenini görünce; "Beni yalnız bırakamazsın" deyip oracığa yığılmış.Hanımının ardından oda son nefesini teslim etmiş. Ömrüme dualadığım sevdiğim uzaklardasın ama seninle bir ömür boyu bir yastıkta kocamak için nefesimi tutuyorum.Ömrüme uzun olsun ömrün.. e.i.
|